13/6/2008 · Kategori: kiymetli sozler


 

 

16 Mart

oku.

ETRAFINDA Kİ TÜM OLUMSUZLUKLARA BAK..
SONRADA SANA VERİLEN GÜZELLİKLERE..


YALNIZ KALDIGINDA.. EN KOTÜ ANINDA..

KİME SIĞINDIGINA BAK.........


MUTLU OLDUGUNDA...

BUNU SANA NASİP EDENE BAK..


ANNENİN SEVGİSİNE BAK..

BU SEVGİYİ ONA WERENE BAK..


AĞLADIĞINDA GÖZYAŞLARINA BAK...

ONU ÜZDÜĞÜMÜZDE NE KADAR AĞLADIĞINI SEN.. DÜŞÜN..

VE YAĞMURLARA BAK.........


VE ŞÜKRET


ALDATILDIGINDA İÇİNDEKİ ACIYI TAT

BU ACIYI SANA TATTIRANA BAK....

TÜM KULLARI ONU ALDATTIĞINDA

ONDAKİ ACIYA BAK..


ALDATILDIĞINDA HİÇ AFFEDEMEDİĞİNE BAK..

MİLYARLAR ONU ALDATIYO.. .

AMA BİZİ HERŞEYE RAHMEN...

AFFEDİCEK OLUŞUNA BAK..


TAKIMIN İÇİN TARAFTAR OLARAK YAPTIKLARINA BAK.

RABBİN İN KULU OLARAK SEN YAPTIKLARINA BAK.


SADECE SANA YOL VERENE BİLE TŞK ETMENE BAK..

BİRDE TÜM EVRENİ YOLLARINA SERENE BAK..


AYIP DEYİPTE,

YANINDAN UZAKLAŞTIRDIKLARINA BAK..

YAPTIĞIN AYIPLARDA BİLE YANINDA OLANA BAK..


GÖZLERİNİN GÖRDÜKLERİNE BAK... 

HİSSETTİRİPTE SANA GÖSTERMEDİKLERİNE BAK... 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1/6/2008 · Kategori: kiymetli sozler

Kalıcı Bağlantı

1/6/2008 · Kategori: sihirli yazilar


                               Bir gün Şeytan,
Açılış konuşmasında demiş ki:
Müslümanların Camilere gitmesini engelleyemiyoruz.
Allah ile bir kere bağlantı kurduklarında .           Fakat zamanlarını çalın,


           Dikkatlerini dağıtın,                  Harca, harca, harca.. Borç al, borç al, borç al..'
Kadınlarını işe girip uzun saatler boyunca çalışmaları için ikna et !
çalışmalarını ve böylece hayatlarında boşluk kalmaması için planlar yap!           Çocukları ile zaman geçirmelerini engelle!
          Evleri ferahladıkları bir yer olmaktan çıkacaktır!
Böylece kafaları karışacak,           Allah ve elçisi ile zihinsel beraberlikleri kopacaktır.
Bravooo, mükemmel fikir, diye alkışlamış dostları.
          Gazete ve TV'leri ince yapılı güzel modellerle doldur ki          Eğer kadınlar, erkeklerin ihtiyacı olan sevgiyi veremezlerse, arayacaklardır!
      Çocuklarına namazın önemini anlatmalarını engellemek için        Doğaya çıkıp Allahın yaratma sıfatını görmelerini engellemek için fuarlara, spor karşılaşmalarına, oyunlara,konserlere, sinemalara vs götür!

Futbolcuların isimlerini çocuklarına ezberletmeyi marifet
saysınlar!
          Ancak İslamın şartlarını merak bile etmesinler!

Kurnazca plan için dostları şeytanı
çılgınca alkışlamışlar ve ülkelere dağılırken Müslümanları daha fazla meşgul edeceklerine, telaş içinde oraya
buraya koşuşturacaklarına,

Allah'a, Elçisine ve ailelerine daha az zaman ayırtacaklarına söz vermişler.
Sence bu plan başarılı mı?

dünya çapında konvansiyonel bir toplantı için tüm dostlarını çağırmış.

Kur'an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini de engelleyemiyoruz.

Allah ve elçisi ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz.

üzerlerindeki gücümüz kırılıyor

Dostları demiş ki:
          Gerçekten zor bir durum, peki ne yapalım?

Şeytan demiş ki: Bırakın Camilere gitsinler.

 

böylece Allah ve elçisi ile bağlantı kuramasınlar..
Sizden isteğim budur.

Şeytan devam etmiş:

böylece gün boyunca Allah ile hayati öneme sahip bağlantıyı kuramasınlar.
Dostları şaşırmış: Bunu nasıl başaracağız?
Şeytan:
Hayatın önemsiz ayrıntılarıyla zihinlerini sürekli meşgul et!

Müslümanların kulaklarına şunu fısılda:

Erkeklerin haftada 6-7 gün, günde 10-12 saat

 

Zihinlerini o kadar meşgul et ki kendi iç seslerini (oto kritik, nefis
muhasebesi) dinleyemesinler!

 

Durun, daha bitmedi, diye devam etmiş Şeytan:
Kahvehanelerde, doktor muayenehanelerinde, kafe'lerde masaları gazete ve dergilerle doldur! Zihinlerini 24 saat haber bombarıdmanına tut! Araba kullanma esnasında tefekkür etmelerini, İnternete girenlerinin mailboxlarını,
junk maillerle, sipariş katalogları ile, bahislerle, çekilişlerle, promosyon ürünleri ile ve boş umutlarla doldur!

kocaları dış güzelliğin önemli olduğuna inansınlar
ve hanımlarından hoşlanmasınlar!

erkekler bu sevgiyi başka yerlerde

hikaye kitaplarını tavsiye et!

onları çok meşgul et, eğlence parklarına,

          Oralarda kavga çıkarıp birbirlerini vurmaları sağla!

          Bizim işimiz fitne çıkarmaktır, bunu unutma! İslami dostluklar ve sohbetler yerine, taraftar-parti dostluklarını ve dedikoduları teşvik et!
         İşte plan bu! Futbol, hayatlarının odağı olsun.

 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı

27/5/2008 ·

Yorum (yok) Yorum yaz!

27/5/2008 · Kategori: sihirli yazilar

 

Şimdi sen
"su" olduğunu düşün.

Su kadar özel,
su kadar faydalı
ve
su kadar çok, tükenmez...

İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin.
Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ,
ister nehirler dolusu ak;
dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın.

Yani, Seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın... Unutma; Daha çok bağırdığında, daha çok dinlenmezsin... Gürültünün parçası olursun sadeceSuyun yanında olanlar, suyu en az içenlerdir.



Çünkü;
"su nasılsa burada, lüzum yok suyu kana kana içmeye“
diye düşünürler...
Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi

Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden,
su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, sabahın en sakin anını bekledi hep; suyun, durgun yerlerini bulabilmek için. Gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler; Onlar için en uygun olan anda ve kendi istedikleri zamanda...

Sen, hep bir “su” olduğunu düşün.
Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez... Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama, su gibi yaşatıcı ol; Su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil !..

Sen bir su ol... Ama rahmet ol; Afet değil ! Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme; Sana "felaket" denmesin!
Su gibi durgun ol. Su isen bir bardağa sığabil ki; Damarlara giresin!.. Su; Yüce Mevla`nın insanlar için yarattığı en büyük ***SaNSürLü******SaNSürLü******SaNSürLü******SaNSü rLü******SaNSürLü***lerden biridir...

Unutma; Ve suya benzediğini düşün.
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez-tükenmez olduğunu da, unutma.

Ayrıca, su gibi sakin olabileceğini de, su gibi "kıyametler" koparıcı olabileceğini de.
Su gibi damla damla ak,
su gibi çisele karanlığın üstüne. Su gibi serin ol, ateş gibi gergin olma. Hayat ver yudum yudum. Arındır insanlığı, kininden ve gönül kirinden.


Sen bir felaket olma, merhamet ol, rahmet ol masumlara.
Sağnak sağnak in ki gönüllere, serinlesin çocuklar.

Alıcı olma verici ol.
Yağ göklerden gönüllere,rabbin gibi cömert ol.

Ne buz gibi soğuk ol, ne cehennem gibi sıcak. Ilık ol gönül ikliminde

Unutma... Unutma; Senin işin rahmet olmak, afet değil! Vadiler varken önünde ve ovalar varken yayılabileceğin; Küçük ırmaklara ayrılabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.
Ve yaşayabilirsin, dünya dönmesine devam ettiği müddetçe. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen; korkulan ve kaçılan olursun, seller, afetler gibi.

Tercih elindeydi hep ve hep de "senin" ellerinde olacak...
Ya tutmayı öğreneceksin dilini; veya hiç durmadan konuştuğun için, sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin,
çevrendeki insanlara

Ama, yapman gereken şu, değil mi ? ; Düşüneceksin, ne zaman ne söyleyeceğini. Düşüneceksin; kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini

Hatta; anlayanların anladıklarının da, senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin...
Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun kelimeleri seçmeye, çalışacaksın... Ahmak olmayan yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, vakit yaklaştığında,vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi,

sen de fikrini bildireceğin kişinin "kıyıya yanaşmasını" bekleyeceksin!..

Demeyeceksin;
"Ben canım isteyince giderim iskeleye,
vapur da, o saniyede
gelmek zorunda!.."

Demeyeceksin;
"Ben aklıma geleni, aklıma geldiği biçimde söylerim.
Karşımdaki de; değil duymak, değil dinlemek, anlattığımdan bile azlasını anlamak zorunda!.."

Keşke öyle olsaydı.
Keşke haklı olsaydın, ama maalesef değil...

Ağzını açıp,
"Şelaleden dökülen suyu" içmeye çalışan bir tavsan gördün mü hiç?..
Veya, önüne çıkan ağaçları dahi sürükleyen bir selden, susuzluk gidermeye uğraşan, bir ceylan gördün mü

Kaplanlar bile, içebilmek için suyun durulmasını bekler;
Beyni olan her yaratık gibi!


Hadi... Sen simdi
"su olduğunu" düşün,
ve kendini "su gibi“ hisset..
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı... Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez-tükenmez olduğunu hatırla...

Ama yine su gibi,
"bir küçük bardağın içine"
sığdır ki kendini; Girebilmeyi öğren, insanların damarlarına. Hayat ver...
Vazgeçilmez ol !!..

SU GİBİ OL…
Su gibi, su gibi, su gibi…
Yunus gibi, Mevlana gibi .

GÜL OL,
GÜL GİBİ OL. . .
GÜLLERİN GÜLÜ GİBİ OL.
RESULULLAH
GİBİ
OL.


Kalıcı Bağlantı

27/5/2008 ·

Yorum (1) Yorum yaz!

27/5/2008 ·

Yorum (yok) Yorum yaz!

27/5/2008 · Kategori: kiymetli sozler


Hz.Aişe, Peygamberimizle yeni evlenmişti.

Eşinin kendisini sevip sevmedigini merak etmekteydi,

ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdigini…

Hz.Aişe bu düşüncesini Peygamber Efendimizle konuşmadan edemedi.

“Ey Allah’ın Resulü,beni seviyor musun?”

“Evet,Ya Aişe tabi seviyorum!”

Aişe dahasını da merak ediyordu,acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu:

“Beni nasıl seviyorsun?”

Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı eşine;

“Kördüğüm gibi”

bu cevap Hz. Aişe’yi cok sevindirdi,çünkü kördügüm açılamazdı.

Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.

Alacagı cevap onu çok mutlu ettigi için,Hz. Aişe sık sık sorardı:

“Ey Allah’in Resulü, kördüğüm ne alemde?”

Peygamberimiz,Hz.Aişe’yi memnun eden cevabı verirdi her defasında:

“İlk günkü gibi…”

 


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/2/2008 · Kategori: siirler

 

şu serilmiş görünen gölgeme imrenmedeyim

ne saadeet, ondan bile mahrumum ben

daha bir müddet eminim ki, hayatın yükünü

dizlerim titreyerek çekmeye mahkumum ben

çözde artık yükümün kördüğüm olmuş bağını

bana çok görme , ilahi, bir avuç toprağını

 

M.A.E.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

:: Sonraki »